PLATON’UN MAĞRASI’NDAKİ AYET-1

Geçen günlerde eşim ve kızımla –sırf kafa dağıtmak maksatlı- ufak bir gezintiye çıktık. Şu dağ senin bu vadi benim derken bir hayli yol aldık. Hatta İzmir’in dağlarını da geçip Yunanistan’a kadar vardık. Hedefimizde Atina’ya 263 km uzaklıkta olan Olimpos Dağı vardı. Yol boyunca Sabahattin Ali’nin şiirini ben okudum kızım Meryem dinledi. Meryem söyledi, ona eşim eşlik etti. “Başım dağ saçlarım kardır Deli rüzgarlarım vardır Ovalar bana çok dardır Benim meskenim dağlardır.”          Takım Elbiseli Çiftçiler Planımızda Olimpos Dağı’nda üç gece konaklamak vardı. Bize üç gün boyunca yetecek yemeğimiz ve kitaplarımız…

Khalistan’a Yolculuk !

Yakın zamanda bir haber aldım. Mr Wakeful beni memleketi Khalistan’a davet etti. Tüm uçak biletlerini aldığını hafta sonuna –bir aksilik çıkmazsa- muhakkak beklediğini söyledi. Khalistan’ı daha önce hiç görmedim. Mr Wakeful’un anlattığı kadarını tahayyül edebiliyordum. Khalistan benzeri memleketlerde birkaç kere bulunmuşluğum vardı ama hayalimdeki Khalistan sanırım diğerlerinden daha güzel ve bu beni oldukça fazla heyecanlandırıyor. Sakın ütopik bir yerden bahsettiğimi sanmayın ha! Çünkü Khalistan gerçek bir ülke. Çünkü Mr Wakeful’un kimliğine şahid oldum ve doğum yeri Khalistan yazıyordu. Bu arada, kim bu Mr Wakeful derseniz; ondan da bahsedeyim. Kendisiyle bir…

İSLAMİYET’İN AHLÂK YOKSUNU MÜSLÜMANLARI

  Cahiliye dönemi insanlarında, toplumun yozlaşmasına, kan ağlamasına ve buhranlar içinde boğulmasına sebep olan en büyük etken ahlâksızlıktı.  Misal verecek olursak, bir kız çocuğu doğduğunda babasının o kızı utanç vesilesi olarak görmesi ve akabinde şerefiyle beraber kızını diri diri toprağa gömmesi. Yine aynı toplumda kadınların bir eşyadan farklı olarak görülmemesi de bir örnektir. Yalan konuşmak, hırsılzık, hakaret, küfür, fuhşiyat, kölelik … vs ise ülfet haline gelmiş ahlâksızlıklardan aklıma gelenler… Peki İslam’ın bu topluma etkisi ne oldu? İslamiyet ne getirdi de Efendimiz sallahü aleyhi ve sellem’in sahabileri ahlâk âbidesi haline geldiler?…

İslâmî Yılbaşı!

Merhaba, Bu yazıma misafir olan değerli okuyucu ! En kısa zaman olarak adlandırdığımız “ân” farkı ile yeni yıla (2018) girmenin mutluluğu/hüznü ile selamlıyorum sizi. Müsaadeniz olursa bir şey deyip hemen döneceğim gölgeler ülkesi mağarama. Zaten çok durmaya da niyetim yok. Hem ateşin üstünde çayım kaynıyor, zâyi olmasın hem de ne yılbaşı kutlamadan anlarım ne de kutlayanları yadırgamaktan. Malum, bizim oralarda (mağaralarda) yılbaşı ve yadırgayanları aynı sahnede gölgelendirilir.   Diyeceğim o ki; yeni yıla hedefler koymak niyetindeyim. Mesela; her gün kitap okuma, haftada bir yazı yayınlama, hiçbir vakit namaz kaçırmama, yeni…

Sokrates’den İki Miras: Zevk ve Zühd !

              Felsefe tarihinin The God Father’ı; kurucu müdürlüğünü yapmış olduğu felsefenin  Nâm-ı  diğer Çirkin Kralı Sokrates.. Yaşamadığına dair cılız rivayetler olsa da filozofların gönlünde çoktan yerini almıştır kendileri. Hiç yazılı eser bırakmaması, gençleri putperestlikten sakındırması ve ahlâklı olmaya davet etmesi, ilahi sesler duyduğunu belirtmesi, Sokrates’in “nebi” olabileceğine dair dedikodulardan biri.              Felsefe anlayışını talebesi Platon’dan öğreniyoruz. Sokrates’in Savunması, Menon, Gorgias, Şölen gibi diyaloglarla hocası Sokrates’in fikir dünyasına bizlere açmıştır Platon (Eflatun). Kendilerine buradan teşekkürü bir borç biliyoruz.             Sokrates, felsefe tarihinde gerçekten de büyük…

Bilmiyorum Diyebilmek!

Ülkemizin en büyük sorunlarından bir tanesi de “insanlar arası iletişim sorunudur.” Maalesef ne dinlemeyi biliyoruz ne konuşmayı ne de susmayı. İşin daha kötüsü, bu durumun farkında bile değiliz. Ortada bir sorun varsa, o soruna çözüm aramadan önce, sorunun kaynağını, sebeplerini araştırmak daha önemlidir. Nitekim sebebini bilmeden sonuca varmak çok da sağlıklı olmaz. İnsanımızın iletişim sorununa çözümüm şudur diye bir iddiam yok. Kendimi o kadar yetkin görmüyorum. Amacım sadece bu iletişim sorununa karşı bir farkındalık oluşturmak. Başta da dediğim gibi dinlemeyi bilmiyoruz. Çünkü bir kişiyi dinlemeden önce o kişiyle ilgili kafamızda…

Ya Ölüm Olmasaydı?

      Hayatın kendisi başlı başına bir mucize olduğu gibi, hayatın ikiz kardeşi olan ölüm de içerisinde hiç azımsanmayacak kadar mucizeler barındırmaktadır. Peki ölüm nedir?      Biyolojik açıdan bakıldığında ölüm, bir canlının yaşamsal faaliyetlerinin bir daha geri gelmeyecek şekilde durması, sona ermesidir. Yine bir canlının öldüğünün belirtileri; solunumun ve kalbin durması, kanın vücudun alt kısımlarında toplanması, kasların ölüm anındaki kasılma-gevşeme durumunu koruması, vücut ısısında düşüşün olması… öldükten bir süre sonra bedenin kokuşması, çürümesi ve iskelet halini almasıdır…      Ölüm neden var?     Bu soruya şu şekilde varsayımda bulunmak istiyorum: Ya ölüm…